Profil Yayınlarından 2013 yılı şubat ayında yayınlanan kitap Yaşar İliksiz’in ikinci romanıdır.

İçeriği, tekniği ve kurgusu ile hayli iddialı olması beklenen eser,  inanılmaz sayıda ve görmezden gelinmeyecek yazım hataları ile yayınlanmış ve yazar için utanç vesilesi olmuştur.  Öyle ki içerikteki yazım hatası, tanıtım metinlerine dahi olduğu gibi aktarılmıştı! Yazar, gözünden ağır ameliyatlar geçirdiği dönemde yayınlanan eserin doğurduğu utançtan dolayı, gündeme geldiği her ortamda özür dilemek zorunda kalmıştır.

Eser eski İstanbul Kabadayılarının son demlerinde mafyalaşan toplum yapısı karşısındaki durumuna ve 1980’li yılların sosyolojik arka planına bakış içermektedir.

KİTABIN ARKA KAPAK YAZISINDA ŞU İFADELER YER ALMAKTADIR.

Konstantin’in Sırrı yazarından 80’lere farklı bir bakış… Yine tarihi gerçekler, yine destansı bir aşk hikayesi, yine mistik tatlar içeren bir anlatımla farklı bir kurgu ve nefes nefese okunacak polisiye bir macera…

Kitaptan…

“Kıvırcık ağabeyi iyi tanıyordum. Onun dayak yediğine bir şekilde inansam bile, birilerine yalvardığına inanmam mümkün değildi.”

“— fark ettim ki siz, konumunuz gitgide yozlaşmasına rağmen küreselleşen karanlık güç odaklarının mahallelere sızmasının önündeki son ciddi engellerdiniz…Kendinize has adalet mantığınız her ne kadar biz kanun adamlarını rahatsız etse de, siz tüm modern ve teknolojik imkanlara rağmen bizim baş edemediğimiz o karanlık güçlerle tokatlarınızla baş edecek kadar önemli güçtünüz…”

***

“Kime aşık olduğunu hiç öğrenemedim. Sadece çok efkarlı olduğu bir gün,“He bacım, vardır yüreğimizde bir ok yarası ama dağlayıp geçmişim! Deşip de kanatma…”

***

“Benim için çok kavga ettin, çok ıslandın yağmur altında … Yıllarca bir gölge gibi gezindin peşimde. Gönlümü çelebilmek için her fedakarlığı yaptın. Fakat ben en çok “Bırak artık peşimi” dediğimde hiç ısrar etmeyip, bir daha gözüme gözükmemene hayran kalmıştım”

***

“… ‘Bu alemde polisler ne zamandan beri karılarına hava atmak için haybeye kimlik soruyor ulan
dümbük! Sen beni kırk yıldır çok iyi tanırsın, al sana hüviyetim!’ diyerek o sert tokatlarından birini Emniyet Amirinin suratına indirdin.”

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website